Modern Takva mı, Yoksa Takla mı? (Tesettür)


Modern Takva?"Ayy, kapalılık sana çok yakışıyor. Bence kapanmalısın"

Bu cümle problemli. Hemde öyle böyle değil. Tesettürün amacını tamamiyle ortadan kaldırabilecek kadar güçlü bir cümle.

İsterseniz tesettür ayetlerini tekrar bi hatırlayalım:

"Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar" (Nur Suresi:31)

"Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir" (Ahzab Suresi:59)

Şimdi şöyle bir bakalım. "Zinet yerlerini açmasınlar" diye buyurulandan maksat "Zinet yerlerini açmadan zinetlerini takınsınlar" anlamına gelmiyor. Ama ne yazık ki sürekli çevremizde bunu görmekteyiz.

İslamiyeti ortadan kaldırma amacında olan zihniyet "Tesettür giyim", "Tesettürde moda", "Modern kapalılık" adı altında islami tesettürün değerlerini gidermeyi çok iyi başardı. Önce amaç tesettürü kökünden kaldırmaktı. Bunu başaramadılar. Sistematik çalışmaya başladılar. Ve bu çalışmalarında gerçekten başarıyı elde ettiler görünüşe bakılırsa. Yavaş yavaş, kaleyi içten fethetme taktiği ile. Önce başörtüler kısaltıldı, küçültüldü, sonra iğneler atıldı, boğazlar açıldı, ardından etekler kısaltıldı. Pardesüler kalıplaştı.

Tesettür niyetiyle kullanılan pardesüler oturtmalı model hallerine getirildi. İç kıyafeti olan elbiselerden hiç bir farkları almadı. Tesettürün gerçek manasını bilenler sonunda bol kıyafet diye çareyi feracede buldu. Ve ona da el attılar. Feraceler bile süslendi, pullandı, daraltıldı. Adıda "Moda" koyuldu. Modernliği göz ardı etmeden takva yaşanmaya başlandı güya. Bir başörtülüde, bir tesettürlü de modern olabilir fikri aşılandı. Sonuçta zinet yerleri yapışan bir kumaşla bile olsa örtülüydü.


Hadis-i Şerifte şöyle buyruluyor:

"Cehennemliklerden kendilerini dünyada henüz görmediğim iki grup vardır:

Biri, sığır kuyrukları gibi kırbaçlarla insanları döven bir topluluk.

Diğeri, giyinmiş oldukları halde çıplak görünen ve öteki kadınları kendileri gibi giyinmeye zorlayan ve başları deve hörgücüne benzeyen kadınlardır.

İşte bu kadınlar cennete giremedikleri gibi, şu kadar uzak mesafeden hissedilen kokusunu bile alamazlar."

"Giyinmiş oldukları halde çıplak görünenler" kim, bir düşünelim. Aklımıza ilk olarak dap dar kıyafet içindeki kızlar gelmiyor mu?

Sokakta gördüğümüz kapalı bir kız ile açık bir kız arasındaki tek fark başındaki kumaş parçası. Evet kumaş parçası diyip küçümsüyorum çünkü ayette kastedilen örtü o kumaş parçası değil. Saygı hakedecek bir kumaş parçası değil. Tamamen bütün ilgileri üzerine çeken renkler ile, mendil kadar küçük, saçtan başka hiçbir şeyi örtmeyen bir örtü tesettür örtüsü değildir! Ancak "yakıştığı için takılan" bir örtüdür.

Başörtü takma amacımız yakıştığı için değil, Cenabı Allah ayetinde emrettiği için olmalıdır. Ayet-i Kerimede bahsedildiği gibi kızlarımızın "tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmesini" engelleyemiyorsa örtüleri, işte o zaman örtülerinin hakkınıveremiyorlardır.

Tabii ki bazen sarkıntılıkları engellemenin mümkün olmadığının bilincindeyiz. Ama kendi nefsimize bir sormamız gerekiyor: "Benim bu şekilde giyinme nedenim beğenilmek mi, yoksa Allah’ın rızası mı?"

Eğer cevap Allahın rısazı ise şüphesiz ki giyimimizi ayete göre ayarlamımız gerektiğinin ve “modern takva” diye birşey olmadığının farkındayızdır.

Selam ve Dua ile...
Elif Babacan