Dinle Ey Şakird

Dinle Ey Şakirt
Bir din kardeşinin sana anlatacakları var.

Biliyorum dinlemek istemiyorsun. Söyleyeceklerime peşinen 'yanlış, iftira, yalan' diye bakacaksın. Beni 'Cemaat düşmanı', 'Hocaefendi düşmanı' olarak görüyorsun muhtemelen. Bu yüzden söyleyeceğim her şeyi peşinen reddedeceksin farkındayım.
Keşke bir defa, Allah'tan korkan, alnı secdeye değen, ümmet derdi olan, millet derdi olan, ülke derdi olan insanlara kulak versen. Allah Kuranı Kerimde der ki  'Onlar seslerin hepsine kulak verir, en güzeline uyar' (Zümer Suresi 18. Ayet)

Sana söyleyeceklerim kişisel bir beklenti, dünyaya ait bir istek değildir. Daha 3 ay öncesine kadar senin okuduğun okulu, dershaneyi, yurdu, kursu önemseyen, destekleyen, alkışlayan bir kardeşin olarak bir şeyler söylemek istiyorum. Sana 'gidip de dönmeyenlerin' hikayelerini dinlediğinde göz yaşı döken bir arkadaşın olarak hitap etmek istiyorum.

Hiç kimse çocukluğundan beri kendisine öğretilen ve belletilen gerçeği kolayca değiştiremez. Seni yadırgamıyorum. Bilakis takdir ediyorum, kavi bir aidiyet duygun var cemaatine. Şunu merak ediyorum, ya 'abilerin' sana anlattığı şeyler doğru değilse? Bunu nasıl çözeceksin? Bir kere bile bu şüpheye düşmemen normal mi sence? Peygamber efendimiz sahabesinin şüphelendiği ne kadar çok soruyla karşılaştı. Demek ki sahabe bile şüpheye düşüyormuş. Allah bize neden hep 'düşünmüyor musunuz, akletmiyor musunuz' diye soruyor sence?

Kardeşim biz sadece Allah'a imanı sorgulamayız.

'Hizmet' diyerek ömrünüzü feda ettiğiniz faaliyetleri hep takdirle andık. İnan bana bu ülkenin en büyük eğitim, öğretim faaliyetlerini yaptınız. Kaç okulunuza gittim, hayranlıkla ve dualarla yapılanları izledim hatırlamıyorum.Gençlerimize Allah lafzını, peygamber aşkını, İslam ahlakını öğreten herkese duacıyız. 'İşte Hizmet bu ve hükümet bu hizmeti, dershanesini bitirmek istiyor' diyorsun içinden biliyorum. İlim öğreten, irfan öğreten Allah lafzını öğren Hizmete neden şimdi herkes saldırıyor, hakaret ediyor diye soruyorsun her tartıştığın kişiye duyuyorum.

Kardeşim; ilim, irfan, ahlakla uğraşan Hizmet, neden devletin milli istihbarat başkanını tutuklatmak için çaba gösterir? Ordusuna, polis teşkilatına, yargısına nüfuz etmek için neden yıllarca gizliden insan yetiştirir? Gönül eri, gözyaşı sahibi 'abiler', şakirtler istihbarata, emniyete, güvenliğe neden bu kadar ilgi gösteriyor?

İslam tarihi insana ahlak ve edep öğreten her hareketi kıymetle kaydetmiştir. Sevgili kardeşim vicdanına sor bakalım, Cemaat edep ve ahlak öğreten bir yapıya mı, yoksa istihbarat, gizli devlet işleri, siyasetle uğraşan bir organizasyona mı benziyor? Binlerce insanın dinlendiği ve her gün birinin internete servis edildiği bir yapıyı kim yönetiyor? Diyelim ki yalan ve iftira atıyorlar istihbaratla işiniz yok. Sadece Cemaatin istihbarata meraklı yazarlarını okusan, onların savunmalarına ve iddialarına baksan iddiaların haklılığını anlarsın.

Dinle Ey Şakirt

İnanç bilgiden ve akıldan güçlüdür. Seni ikna etmeye çalışmıyorum inan bana. Sadece aklımda dönüp duran soruları sormak istiyorum ki kayda geçsin, yıllar sonra bu yazılar okunduğunda gerçek anlaşılsın.

İçinden çıkmadığım bir şey var. Bu ülkenin Başbakanını tanırsın. İnancından, imanından, dindarlığından kimse şüphe etmez. Alnı secdeye değen kaç Başbakan geldi bu ülkeye sence? Şimdi O'ndan nefret ettiğini biliyorum. 'Hizmet hareketini bitirmeye yemin etmiş, İran ajanı, büyü yapılmış, hırsızlık yapan, diktatör ruhlu biri'olarak tanıtılıyor ev toplantılarınızda.

Peki hiç kendini Başbakan yerine koyup düşünmeyi denedin mi?  'Ben canımı ve ailemi Cemaatin polisine teslim ettim, onlar benim odama böcek yerleştirdi, yıllarca beni ve tüm yöneticilerimi dinledi. Ben ameliyat masasındayken, Cemaat MİT Başkanını operasyonla tutuklamaya kalktı. Ben alnı secdeye değen insandan zarar gelmez derken, onlar beni devirmek için ailemi hırsız gibi gösteren kumpaslar kurdu.' Başbakanın aklından başka şeyler de geçiyordur bilmiyorum.

Sadece şu bile sorulmaya değmez mi, 'bir Müslümana hırsız demek bu kadar kolay mı olmalı? Alnı secdeye değen, yıllarca inanç özgürlüğü mücadelesi vermiş, iman sahibi birine nasıl kötü söz söyleyelim, nasıl hapislere atılması için çaba gösterelim? Başbakan dinden mi çıktı bu kadar nefretle bahsediliyor?'

Ey Şakirt

Zor günler geçiriyoruz. Eminim bu yazıya, Cemaati bölmek, tabanını etkilemek için yazılmış 'taktik bir yazı' diyecekler. Sakin bir vaktinde biraz dur ve düşün ne olursun. Hizmetin gazetelerine, televizyonlarına bak. Yıllarca İslam'a, Hizmete, Hocaefendi'ye hakaret etmiş din düşmanlarıyla doldu şimdi. Cemaat kimlerle ittifak yapıp alnı secdeye değen insanlara karşı savaş veriyor sorgulamaya değmez mi sence?

Sözlerimin sonuna geldim Ey Şakirt.

Beni üzen bir şey daha sorup bitireceğim yazımı. Hiç Gazze'yi, Kudüs'ü, Kahire'yi, Kabil'i gördün mü bilmiyorum. Abluka altında, işgal altında yaşayan Müslümanla tanıştın mı? Ben çok gittim bu şehirlere. Amerika ve İsrail'in saldırısında ölen çok insan gördüm. Sakat kalan, yetim kalan, dul kalan çok insanla tanıştım. Herkes soruyordur sana, 'Cemaatin tarihinde neden hiç İslam dünyasına en büyük zararı veren İsrail ve Amerika'ya yönelik tek bir cümle eleştiri yoktur?' Bu sorulmuş sorunun cevabını değil de şunu merak ediyorum: Türkiye'nin, Başbakan Erdoğan'ın İsrail ya da Amerika kadar kıymeti harbiyesi yok mu? Senin ülkenin Başbakanının Şaron kadar, Netanyahu kadar kıymeti yok mu gözünde? Erdoğan bu kadar mı kötü sence?

17 Aralık operasyonundan sonra ülke ekonomisinin gördüğü zararın farkında mısın bilmiyorum ama ekonomi çöksün diye uğraşan Gezicilerle ittifak yapıldığını biliyor musun? Biliyorum 'hırsız' diyorsun bu ekonomiyi yönetenlere. Bir insan şeytana uyup hırsızlık yapsa, tarih onu 'hırsız' diye kaydeder, millet bir defa yüzüne tükürür, yıllar sonra hatırlamaz bile. Ama bir insan ülkesine ihanet etse, düşmanlarla ittifak yapsa tarih onu 'vatan haini' diye kaydeder ve millet onu asla unutmaz.

Dinle Ey Şakirt,

Allah hepimize akıl verdi doğruyu bulalım diye. Sen kendi aklınla doğruyu bulabilirsin benim sözlerimle değil. Yıllar sonra, her şey bittiğinde dönüp bugünlere bakacağız. Bu yazımı tekrar okursun umarım. O zaman kimin haklı olduğunu kanayan vicdanımızın sızısıyla anlayacağız.

Biz Müslüman kardeşiz Ey Şakirt. En azından 'bizi birbirimize düşürmek isteyen birileri olabilir mi' sor kendine.

Allah'a emanet ol.
Ali Nur Kutlu

Hiç yorum yok: