Vefâ Gibi Ağır Bir Yük

Cenab-ı Hakk’ın bir ismi de “Vefiyy”dir. Bu kelime, çok vefalı, sözünde duran ve sözünün eri mânalarına gelir. Cenab-ı Hak “Size ettiğim nimetini hatırlayın. Bana verdiğiniz söze vefalı olunuz ki, Ben de size karşı ahdimi yerine getireyim.” (Bakara Suresi, 2/40) buyuruyor. Necm Suresi’nde ise, “O çok vefalı İbrahim” (53/37) buyruluyor.


Peygamber Efendimiz’in (sas) dillere destan vefasını, kendisiyle en ufak bir münasebeti olan insanlara karşı seneler sonra bile olsa gösterdiği insanlığı biliyoruz. Bütün İslam büyükleri de vefa hususunda son derece hassastır. Onlar sadece insanlara karşı değil, uğradıkları mekânlara hatta kullandıkları eşyalara karşı bile çok vefalıdırlar.

Bazıları da vefat etseler bile sözlerine vefalıdırlar.

Kayser Hoca, Tahirî Mutlu Ağabey ile ilgili hâtıralarını anlatırken diyor ki:

Bir gün Tahirî Ağabey’in (Bediüzzaman hazretlerinin mutlak vekili ve hizmetkarlarından) yanına gittim. Umreye gideceğimizi söyledim. Dedi ki: “Sizi yolcu etmeye geleceğim.” “Ağabey! Siz rahatsızsınız, zahmet etmeyin. Ne gerek var? Ben şimdi sizinle görüştüm. Hakkınızı helâl edin!” dedimse de: “Hayır, ama hay, ama meyyit ben geleceğim.” dedi.

O gün Fatih Camii avlusundan saat onda otobüsle hareket edecektik. Herkes toplandı. Ama otobüs gelmedi. Bir saat, iki saat gecikme devam etti. Derken baktım. Risale-i Nur talebelerinin omuzun da bir cenaze, Fatih Camii avlusuna giriyor. Dedim: “Hayrola, kimindir bu?” Dediler: “Tâhirî Ağabey’indir.” “Neee! İnnâ lillah…” Şaşırdım kaldım. Demek dediği doğruydu… “Ama hay, ama meyyit (diri veya ölü) geleceğim.” demişti. İşte geldi.

Demek biz onun için bekletilmişiz… Hemen, umreye gidecekleri Fatih Türbesi’nin önünde topladım, bir cenaze namazı kıldık. Namazdan sonra, “Artık gidebiliriz.” dedim. “Ama otobüs?” dediler. Gayet emin bir şekilde, “Otobüs gelmiştir. Gidin bakın.” dedim. Gittik baktık, hakikaten otobüs gelmişti. Çünkü gecikmemizin sebebi ortadan kalkmıştı. Allah gâni gâni rahmet eylesin!..

Bütün bunları anlattıktan sonra diyorum ki: Biz de çok vefalı olalım. Şu iman, Kur’an ve Risale-i Nur hizmetine emeği ve hakkı geçmiş herkese vefamızı gösterelim. Bilhassa saff-ı evvelleri (ilkleri) hiç unutmayalım… Kabirlerini, mekanlarını Ziyaret edip dua edelim, gönüllerini alalım, şefaatlerini talep edelim…

Unutmayalım ve bilelim ki, yeni bir şafak söküyor, sabah yakın ve Tahiri, Zübeyir, Sungur, Ceylan ve diğer Ağabeyimiz rüyalarda el sallayarak mutlu geleceklerin muştusunu veriyor…

Hiç yorum yok: