Bediüzzaman Hâlâ Keşfedilmemiş Bir Hazine


Vefatının 55. yıldönümünde Bediüzzaman Said Nursi ’nin eserlerini, yazar Metin Karabaşoğlu’yla konuştuk.

Metin Karabaşoğlu, Bediüzzaman Said Nursi’yi şöyle anlattı:
Bediüzzaman bu ülkenin son yüzyılına bu ülkenin damga vurmuş önemli mürşitlerden, âlimlerimizden biri. Daha da önemi olduğunu şahsen düşünüyorum.
Bu ülkeden başka âlem-i İslam için önemi olduğunu düşünüyorum ama bu ülkede yaptığı hizmetinin, tefekkürünün tam anlamıyla âlem-i İslam’a mal olduğunu söylemek pek mümkün değil. Önemi nedir, neden bu kadar önemlidir dersek en başta Bediüzzaman vesilesiyle, onun eserleri vesilesiyle seküler dünyadan geçtiği halde, modern zamanlarda yaşadığı halde, imanla, namazla, Kur'an'la tanışmış, hayatını elinden geldiğince takva ve amel-i salih ile yaşama gayreti içine girmiş milyonlarca kişinin onun eserleri vesilesiyle hidayet bulması başlı başına önemini gösteriyor ki kendimi de onlardan biri olarak görüyorum. Benim Kur'an okumaya başlamam, Peygamber Efendimiz’in (S.A.S) sünneti çerçevesinde elimden geldiğince bir hayat yaşama gayreti içerisine girmem Bediüzzaman’ın eseri sayesinde olmuştur. 15 yaşında okumaya başlamıştım. O günden bugüne okuma gayreti içerisindeyim. Tek tek hayatlara etki edebilmesi Bediüzzaman’ın yeterince önemli ve değerli bir hizmet.

Bediüzzaman’ın kişiler üzerinde etkisi olmakla birlikte toplumsal düzlemde onun söylediklerinin tam anlaşabildiğini düşünmüyorum. Bir aydın olarak Bediüzzaman’ın ortaya koyduğu entelektüel çerçeve modern zamanın şartlarında Müslüman hayatların inşası noktasında ortaya koyduğu o büyük ontolojik inşanın da yeterince anlatabildiği ve anlaşabildiği kanaatinde değilim.

Bana göre Bediüzzaman hâlâ daha milyonlarca kişi tarafından okunuyor ve konuşuluyor olmakla birlikte halen keşfedilmeyen bir hazine niteliğindedir.

Yusuf Sami Kamadan - Dünya Bizim