Kut Bayramımız Kutlu Olsun

26 Nisan 1916 Saat 13 tarihimiz için muhteşem bir ândır. Bu ân, muhasara altındaki işgalci İngiliz tümeni, ordumuz karşısında son 300 yıldaki en  büyük mağlubiyete uğramıştır. Hayır! Yaşanan bir mağlubiyet değil, hezimettir. Tarihçilerin kesin hükmü budur. Kuşatma kaldırılsın diye düşman ordu komutanı, 1 Milyon Pound altın lira bile teklif etmesine rağmen paşalarımız teklifi ellerinin tersiyle itmişlerdir. İstilacı İngilizler, emirlerine aldıkları birtakım Sih gibi Hindlilerle beraber ne kuşatmayı yarabilmekte ve ne de Osmanlı kumandanlarını ikna edebilmektedir. 7 Aralık 1915'te başlayan harp, bambaşka bir seyir kazanmıştır. Etrafları çevrili sömürgecilerde açlık, hastalık, mâneviyat çöküntüsü son haddindedir. Kibir, asalete mağlup olacaktır.

Bediüzzaman’ın Millet Meclisinde Milletvekillerine Hitabı

Birinci Büyük Millet Meclisi Milletvekillerine hitabı:

ﻳَٓﺎ ﺍَﻳُّﻬَﺎ ﺍﻟْﻤَﺒْﻌُﻮﺛُﻮﻥَ ﺍِﻧَّﻜُﻢْ ﻟَﻤَﺒْﻌُﻮﺛُﻮﻥَ ﻟِﻴَﻮْﻡٍ ﻋَﻈِﻴﻢٍ

Ey mücahidîn-i İslâm ve ey ehl-i hall ü akd!.. 

Bu fakirin, bir mes'elede on sözünü, birkaç nasihatını dinlemenizi rica ediyorum.

Ashab-ı Suffa



Suffa ehli.

Bunlar, Hz. Peygamberin (A.S.M.) mescidine bitişik üstü örtülü, etrafı açık bir yerde otururlardı ve orada yaşarlardı. Bu zatların yaşayışları ve hâlleri din hizmeti, hayatı bakımından büyük değer taşımaktadır.

Bütün hayatları Peygamberimiz'in (A.S.M.) yanında bulunarak Kur'ânın en yüksek derslerini alır, öğrenirler ve öğretirlerdi. İslâmiyeti öğrenmek, öğretmek ve yaymak için her türlü şahsi menfaatlerini terkederek tam bir İslâm fedaisi olarak yaşarlardı.

Abdullah Yeğin ve Hüsnü Bayram Ağabeylerden 3 Aylar Tebriği ve Hizmet Lahikası

ﺑِﺎﺳْﻤِﻪٖ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
ﺍَﻟﺴَّﻠَﺎﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ ﺍَﺑَﺪًﺍ ﺩَﺍﺋِﻤًﺎ

Aziz, sıddık kardeşlerim!

Evvelen: Necib Üstadımızın ".. Bu şühûr-u selâse çok kıymettardır. Leyle-i Kadrin sırrıyla seksen sene bir ömrü kazandıracak bir vakitte, en iyi, en efdal şeylerle meşgul olmak lâzım geliyor. İnşâallah Kur’ân’a ait mesâille iştigal, bir nevi manevi mütefekkirâne Kur’ân okumak hükmündedir. Hem ibadet, hem ilim, hem ma’rifet, hem tefekkür, hem kıraat-ı Kur’ân mânâları, risalelerin istinsah ve mütâlaalarında vardır îtikadındayız. Zaten bu ciheti siz takdir etmişsiniz." ifade buyurmasıyla bu gelen şuhur-u selasede en ziyade ihtiyacımız ve medar-ı tesellimiz, menba-ı şevkimiz ve nokta-i istinadımız Nurlarla meşguliyetimizi ziyadeleştirmektir ta ki her hadisenin verasında, her meselenin arkasında rahmetin ve inayetin izini, özünü, yüzünü görebilelim.

Said Nursi'nin İkinci Ömrü Devam Ediyor



Tarihçi Dursun Gürlek, Bediüzzaman Hazretlerinin "ikinci ömrünün" devam ettiğini söyledi.

"Büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri bu fani dünyayı terk edeli yarım asrı geçti" diyen Gürlek, Vahdet gazetesindeki köşesinde Bediüzzaman Hazretlerini ve sonrasına dair gelişmeleri kaleme aldı.

Gürlek'in yazısı şöyle: