Miraç Risalesi Yazılması



Şamlı Hafız Tevfik (rahmetullahi aleyh) anlatıyor:

Bir mecliste miracı muhal ve imkansız görmüşlerdi. Ben bunu Üstad'a anlattığım zaman "Al kalemi yaz" demişti. İlk defa Mi'raç Risalesi'ni (31. Söz) yazmıştım.

Üstad yazdıracağı zaman biraz durur, "bağladım, tuttum veya yakaladım" derdi. Bir hamlede 72 sayfa yazmıştım.

Hulûsi Yahyagil Ağabey’in Medar-ı İbret Bir Mektubu



Risale-i Nur mesleği, sırr-ı veraset-i Nübüvvete giden bir yoldur.

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ

Azîz Kardeşlerim;

Bazı hadislerden dolayı birkaç hakìkatları siz kardeşlerime beyân ediyorum.

1. Risale-i Nur mesleği, sırr-ı veraset-i Nübüvvete giden bir yoldur. Velayet-i suğra ve vusta içinde yoktur. Yani uhuvvet mesleğidir, kestirme yoldur.

2. Sahabe mesleğidir. Yani uhuvvet mesleğidir.

Son Şahitlerden Abdullah Yeğin: Hatıralar

ABDULLAH YEĞİN
Abdullah Yeğin, henüz bir ortaokul talebesi iken Bediüzzaman Said Nursî'yi ziyaret edip elini öpmüş ve talebesi olmuştu. Bediüzzaman ona "Nurcuların Abisi" diye iltifat ederdi.


Bediüzzaman'ı Kastamonu'ya 1936 senesinde sevketmişlerdi.

Onun bütün hayatı boyunca kaderin sevki ile gezdirildiğini görüyoruz. O, sıla ile gurbeti kendi gönlünde birleştirmişti. Bu sebepten dolayı nereye sürülmüşse, orayı da bir vatan parçası olması dolayısıyla hoş karşılıyordu.

Kastamonu'da 1943 yılına kadar kaldı. Bu yıllarda İnebolu, Taşköprü, Daday ve Araç gibi kazalardan İslâmiyeti öğrenmek isteyenler, ecdadına, an'anelerine bağlı insanlar Bediüzzaman'ın etrafında halkalandılar. İşte o tarihlerde Abdullah Yeğin de, henüz küçük bir talebe iken, bu fedakârlar kadrosuna dahil oldu.

Bediüzzaman'ın mektuplarında "Araçlı Abdullah" diye ismi geçer.

Şükran Demirel Hanımefendi Kimdir ve Hatıraları

Ömrü Risale-i Nurlara hizmetle geçen ve İstanbul'da ilk bayan hizmetlerinin başlamasına vesile olan Bediüzzaman ile görüşen Son Şahitlerden Ali Demirel ağabeyin muhterem hanımı, hattat Muhsin Demirel'in annesi,  Dr. Abdulkadir Usta ağabeyin kayınvalidesi Şükran Demirel Teyze vefat etmiştir.

Cenazesi (04.Temmuz 2016) ikindi namazından sonra Eyüp Sultan Camiinde kılındı.

Allah rahmet eylesin! Ruhu için el-Fatiha

Şükran Teyzeden Hizmet Hatıraları

İstanbul günleri....

Biz 1957’de İstanbul’a geldik. Ceylânlar, Bekir Beyler, Birinciler hep bizim evlerin insanıydı. Evimiz neydi bilmem. Bir çeşit okul gibi…

Said Gecegezen Ağabeyden Hatıralar

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri ile görüşen Son Şahitlerden Said Gecegezen ağabey Hakkın rahmetine kavuştu.

Gecegezen ağabeyin cenazesi 17 Mayıs Salı günü, ikindi namazını müteakip Üçler mezarlığı yanındaki Hacı Veyis camiinden kılındı.

Gerçekte 1926, nüfusta 7 Mart 1928 doğumlu olan Gecegezen ağabey Konya’da ikamet etmekteydi.

Röportaj vermeyi sevmeyen Said Gecegezen, “Ağabeyler Anlatıyor” kitaplarının yazarı Ömer Özcan’a konuşmuştu:

Mehmet Kırkıncı Hocaefendi Kimdir?



1928 yılında, Erzurum merkeze bağlı Güllüce köyünde dünyaya geldi. Uzun yıllar ilim tahsilinde bulundu. 1955 yılında Bediüzzaman Said Nursi ile Isparta'da tanıştı. Daha sonra Said Nursi'nin evlerinizi medrese yapın tavsiyesiyle Karanlık Kümbetin yanındaki evini medreseye çevirdi. Erzurumda Risale-i Nur ve Arapça dersleri verdi. Erzurum'da sürdürdüğü Risale-i Nur derslerinin yanında İslami ilimlerle ilgili dersler de vermektedir. Birçok "Nur talebesi"nin yetişmesine vesile olmuştur.

Eserleri arasında 'Kader Nedir' adlı eseri Kader mefhumuna getirdiği güçlü ve muteber açıklama ile ilim çevrelerince takdir toplamış ve okurları büyük teveccüh göstermiştir.

Mehmet Kırkıncı Hocaefendi'nin Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerini Ziyareti

Said Nursi Ramazanı Nasıl Değerlendirirdi

1954 yılında Bediüzzaman Hazretleri’nin yanına giden ve O’na talebe olma şerefine erişen Mustafa Sungur ağabey, Üstad Hazretleri’nin Ramazan’ını anlatırken şu ifadeleri kullanıyor:
"Üstadımız Ramazan ayında uyumazdı. Bütün bir gece hiç durup aralık vermeden, Kur’an, Cevşen, Risale-i Nur, Hizbu’l-Envar, Hakaiku’l-Nuriye okurdu. Geceleri arada bir 15-20 dakika gibi kısa dalmalar dışında hiç uyumazdı."

Mehmet Fırıncı ağabey bir Ramazan ayında Üstad Hazretleri’nin özellikle geceleri hiç uyumadığını, onun bu mübarek aya has bir usulünün olduğunu belirterek söz konusu usulünü şöyle izah ediyor:

Sadık Çalışkan Ağabey Vefat Etti

Üstadımızın Emirdağ talebelerinden Çalışkanlar Hanedanı'ndan Sadık  Çalışkan Ağabey hakkın rahmetine kavuşmuştur..

Uzun zamandan beri İstanbul'da hastanede Kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi altında tutuluyordu.

Allah rahmet eylesin, mekanı cennette Resulullah Efendimize komşu olsun.

Cenazesi pazartesi (22.06.2015) öğle namazına müteakip Eskişehir'den kaldırılacaktır..

Sadık Çalışkan kimdir?

Said Nursi; Yirmi Kuruşluk Bir Ekmek Bana Dört Gün Yeter

Gönenli Mehmet Efendi 1905'de Gönen'de dünyaya geldi. Hafız, hoca, ehl-i Kur'ân, büyük bir İslâm âlimi ve hizmetkârıdır. Sultanahmed Camii Baş imamlığı yaptı. Süleymaniye, Eyüp Sultan, Kadıköy ve Üsküdar camilerinde ve pek çok camilerde vaazlar ve dersler vermiştir....

Bediüzzaman'la ilgili hatıralarını şöyle anlatır:

Üstad baştan aşağıya fevkalâde bir insandı. Baştan aşağı mükemmel, mine'l-bâb ilel-mihrâb.
Hareketleri, kıyafeti, garib ve misilsizdi. Eskidenberi bu zata fevkalâde hürmetim vardı. Eserlerini okuyor, vecizelerini ezberlemeye çalışıyordum. Gittikçe iştiyakım artıyordu...

1943'deki Denizli hapsinin arefesinde bir rüya gördüm. İşte polislerin gelmesi bu rüyanın akabinde idi. 'Emir böyle. Fakat yanlış anlamayın. Benim dine karşı saygım var. İki gün size müsaade. Sonra gelip teslim olun' dediler. Denizli Hapishanesine gidişim böyle oldu...

Risale Nurla İştigal, Bütün Maddi Manevi Musibetlere Siperdir


Abdullah Yeğin ağabeyin hatıralarından:


Paniğe gerek yok kardeşler. Ebedi bir mülkü kazanmak veya kaybetmek davası değil bu. Nur talebesinin farkı olur hadiselere bakışında. Muvakkat işimizi yaptık, esas işimize dönelim. Risale Nurla iştigal, bütün maddi manevi musibetlere siperdir. Binlerce tefriciye vs'den daha tesirlidir.

Teyakkuz inşallah aziz sıddık kardeşler...
Çevremize iman hizmetini götürmek noktasında gayret azim ve isteğimiz olduğu sürece bence korkulacak birşey yok.

Ne zaman kimsenin imanını umursamıyoruz işte o zaman durum vahimdir.

Abdülmecid Nursî'nin Said Nursi'ye Yazdığı Şiir

Büyük bir din âimi olan Abdülmecid Nursî (Ünlükul) kardeşi ve Üstadı olan Bediüzzaman Said Nursi'nin vefatından sonra şu şiiri yazmıştı:

Mehmed Kırkıncı Hoca’nın Hatıralarında Ağabeyler


Orhan Bey’le ilgili bir hatıramı anlatmak isterim.

Birlikte bulunduğumuz bütün meclislerde Üstad’ımız’ın hizmetinde bulunan Bayram Ağabey, Sungur Ağabey, Tahiri Ağabey gibi zatlara fevkalade hürmet göstermem, Orhan Beyin nazar-ı dikkatini çekmiş. Bir defasında benim hocalık sıfatımla beraber ağabeylere gösterdiğim aşırı hürmetten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ben de:

Hayatını Davasına Adayan Adam

'Sır kapı'lık olaylar dizisi diye tarif edilen avukat Bekir Berk'in yaşadığı yüzlerce olaydan birkaç özet arz ediyoruz ki, bu hizmet insanının fedakarlığı nerelere kadar varmış daha net anlayalım :