Namazı Hafife Almamak

Hayati Ders 

Şahsın biri İmam Sadık'ın yanına geldi ve şöyle dedi:
Ey efendim ben bir bahçe satın aldım her yönüyle verimli ve güzel bir bahçe olmasına rağmen tüm işlerim tersine döndü ve evimin düzenini bozdu sebebi ne olabilir?

İmam Sadık şahsa; Acaba bahçe seni meşgul etti de namazını hafife mi aldın?

Hayır mı? Şer mi?

Bir öğretmen, derslerinden birinde şu hikayeyi anlatır:
“Seyir halinde bir gemi... Yolcular, güverteye çıkmışlar eğleniyorlardı...

Ancak, işler her zaman yolunda gitmez!..

Gemi, aniden bir kazaya uğradı ve denizin derinliklerine doğru batmaya başladı...

Güvertedeki yolcuların arasında evli bir çift bulunuyordu, korku içinde can havliyle kurtarma botuna doğru koştular...

Ancak botta sadece bir kişilik yer kalmıştı...

Adam, o an karısını ardında bırakarak botun içine atladı...

Derviş ve Kuş

Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman'a gelerek kanadını bir dervişin kırdığını söyler.

Hz. Süleyman dervişi hemen huzuruna çağırtır ve ona sorar; “Bu kuş senden şikayetçi, neden kanadını kırdın?”

Derviş kendini şöyle savunur:
“Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı”

Bunun üzerine Hz. Süleyman kuşa döner ve şöyle der:

Dostunuz mu Var? Arkadaşınız mı?

Baba ve oğul konuşuyorlarmış. Babası oğluna sormuş, “Senin kaç tane dostun var?”

Oğlan cevap vermiş: “Ohooo yüzlerce…”

Babası oğluna açıklamış.

“Bak oğlum” demiş insanın bir sürü arkadaşı olabilir ama yüzlerce dostu olamaz. Dost dediğin diğer arkadaşlara benzemez. İnsanın hayatı boyunca ancak 1 ya da 2 tane dostu olabilir.

Oğlan saçma demiş. Benim bir sürü dostum var ve hepsi beni sever ve her zaman bana yardıma koşacaklarına eminim.

Öyle mi demiş babası? O zaman gel seninle bir test yapalım.

Ahde Vefa, İnsanlık ve Merhamet ile İlgili Güzel Bir Kıssa

Hazret-i Ömer, (R.A.) arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girer ve derler ki;

-Ey halife! Bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü, ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.

Bu söz üzerine Hz. Ömer (R.A) suçlanan gence dönerek;
-Söyledikleri doğru mu? diye sorar.

Suçlanan genç der ki :
-Evet doğru.

Bu söz üzerine Hz Ömer (R.A.)
-Anlat bakalım. Nasıl oldu? diye sorar, genç anlatmaya başlar;

Evimin KADINI, Çocuğumun ANNESİ Olmanı istiyorum

YAŞANMIŞ BİR OLAY
Bundan 8-10 sene kadar önce. İstanbul Hukuk Fakültesinden mezun ve Hakimlik hakkını elde etmiş mütedeyyin bir kardeşimiz Güneydoğu Bölgemizde bir İlçe’ye tayin edilir.

Bir müddet sonra bir izin döneminde İstanbul’a gelir. Ve İstanbul’da tanıdığı ağabeylerine, “Benim Orada bekar olarak hayatımı sürdürmem zor, Onun için evlenmek istiyorum bana bu konuda yardımcı olun, uygun bir aday bulursanız memnun olurum” der.

Ahirette Herkes Ağıt Yakacak

Zülkarneyn Aleyhisselâm ordusuyla gece yolda giderken ordusuna:
- Ayağınıza takılan şeyleri toplayın, diye emir verir.

Vefâ Gibi Ağır Bir Yük

Cenab-ı Hakk’ın bir ismi de “Vefiyy”dir. Bu kelime, çok vefalı, sözünde duran ve sözünün eri mânalarına gelir. Cenab-ı Hak “Size ettiğim nimetini hatırlayın. Bana verdiğiniz söze vefalı olunuz ki, Ben de size karşı ahdimi yerine getireyim.” (Bakara Suresi, 2/40) buyuruyor. Necm Suresi’nde ise, “O çok vefalı İbrahim” (53/37) buyruluyor.

Günahı Göz İşlerse de, Belâsını Gönül Çeker

Risâle-i Nur talebelerinden bir genç hâfız, pek çok adamların dedikleri gibi dedi :

"Bende unutkanlık hastalığı tezayüd ediyor, ne yapayım?"
Ben de dedim :

Üzülme Allah Bizimle Beraberdir!


La Tahzen! İnnALLAHE-l meane!

Asırlar öncesinden, hicretin en can alıcı noktasında, sevr mağarasından tüm insanlığa bir teselli mesajı yükseldi:
"Üzülme, Allah bizimle beraberdir."

Pekiyi, sadece Hz. Ebu Bekir’e miydi bu teselli?.. Sadece müşriklerin şerrinden sığınmak için mıydı?..

Kötülük Edene İyilik Edeceksin!

Bir gün altı insanın yolu bir yerde kesişti. Birbirlerini daha önceden tanımıyorlardı. İlk defa ve mecburen bir arada olmaları gerekiyordu. Tehlikeli bir yolculuğun hiç beklenmedik durağında durmuşlardı. Bindikleri araç arızalanmış, yolda kalmışlardı. Soğuk ve karanlıktı. Hepsi bir ateşin etrafında toplanmış, ısınmaya ve gecenin karanlığını dağıtmaya çalışıyorlardı. Biricik ateşleri sönmek üzereydi. Alevler cılızlaştıkça karanlık derinleşti. Yüzlerine çarpan sıcaklık hızla azalmaya başladı. Herkesi yalnızlaştıran ve çaresizleştiren karanlığı ve soğuğu daha derinden hissetmeye başladılar.

Hayatını Davasına Adayan Adam

'Sır kapı'lık olaylar dizisi diye tarif edilen avukat Bekir Berk'in yaşadığı yüzlerce olaydan birkaç özet arz ediyoruz ki, bu hizmet insanının fedakarlığı nerelere kadar varmış daha net anlayalım :

Her Sabah Bizden İstenen Sekiz Şey!

Bana öyle geliyor ki günlük olaylar kafamızı, kalbimizi o kadar istila ve işgal ediyor ki, asıl düşünmemiz gereken meseleleri düşünemiyor, hayatın gayesine ait esas konuları hatırlayamaz hale bile geliyoruz.

Bu durumda ister istemez İmam-ı Şafii Hazretleri'nin her sabah hayatının gayesini düşünme örneği geliyor aklımıza. Ancak o zaman hatırlıyoruz her sabah bizden de sekiz şeyin istendiğini...
Ne dersiniz Hazreti İmam'ın her sabahki tefekkürünü bugün biz de bir defa olsun hatırlayalım mı? Bakalım bizden de isteniyor mu İmam'dan istenen sekiz şey bir düşünelim mi?

Sizde Böyle Bir Program Var mı?

TC Kimlik almaya giden Abdullah Hoca

Falanca Camii imamı Abdullah Hoca, resmi işlerini yaptırmak için nüfus müdürlüğüne gider. Kendisinden TC kimlik numarası istenince, en yakın internet-cafenin yolunu tutmak zorunda kalır. Cafenin kapısından girerken levhada yazılı isim 'fesübhânallah'lar, estağfirullah' lar çektirir hoca efendiye, hem de ardı arkasınca...