Gizli Din Düşmanlarının, Tahrik Ederek Hadise Çıkarmakla Asayişi Bozmak Plânı

Bu defaki tecavüz -çendan- zahiren küçük imiş ve küçültülmek isteniliyor; fakat vicdansız bir muallimin teşvikiyle ve iştirakiyle o memurun verdiği emir; câmi' içinde, namazın tesbihatında iken, "O misafirleri getiriniz!" diye jandarmalara emretmiş. Maksad da beni kızdırmak. Eski Said damarıyla bu fevkalkanun, sırf keyfî muameleye karşı kovmak ile mukabele etmekti. Halbuki o bedbaht bilmedi ki; Said'in lisanında Kur'anın tezgâhından gelen bir elmas kılınç varken, elindeki kırık odun parçasıyla müdafaa etmez; belki o kılıncı böyle istimal edecektir. Fakat jandarmaların akılları başlarında olduğu için, hiçbir devlet, hiçbir hükûmet namazda, câmi'de, vazife-i diniye bitmeden ilişmediği için, namaz ve tesbihatın hitamına kadar beklediler. Memur bundan kızmış; "Jandarmalar beni dinlemiyorlar." diye kırbekçisini arkasından göndermiş.

Said Nursi'den Seçim Öncesi Bir İhtar

Demokratlara büyük bir hakikatı ihtar

Şimdi Kur'an, İslâmiyet ve bu vatan zararına üç cereyan var:

Birincisi:
Komünist, dinsizlik cereyanı. Bu cereyan yüzde otuz-kırk adama zarar verebilir.

İkincisi:
Eskiden beri müstemlekâtların, Türklerle alâkalarını kesmek için, Türkiye dairesinde dinsizliği neşretmek için; ifsad komitesi namında bir komite. Bu da yüzde on-yirmi adamı bozabilir.

Üçüncüsü:

Abdullah Yeğin AK Parti İçin Hasta Yatağından Kalkıp İstanbul'a Geldi

Bediüzzaman’ın hayattaki son talebelerinden olan 94 yaşındaki Abdullah Yeğin , doktorların tüm ikazlarına rağmen “AK Parti için oy kullanmak bir memleket meselesidir” diyerek Ankara’da tedavi gördüğü hastaneden çıkarak İstanbul’a geldi.

İstanbul’da bir hastanede tedavi altına alınan Yeğin, çarpıcı açıklamalar yaptı:

"Bu zamanda bu hükümete rey vermemek millete düşmanlıktır" diyen Yeğin, ülkede refah olmadığını savunanların arkasında uluslararası güçlerin olduğunu söyledi.

Rüştü Tafral Ağabeyin Üstada Yazdığı Mektup

Çok aziz müşfik Üstadım Hazretleri !

Evvelen Şuhuru-u Selase; Leyle-i Kadir ve bayramlarınızı ruh-u canımla tebrik eder eşrat-ı makbuleye mazhar dualarınıza amin der Zülfikar-ı maneviyeyi kullanan ellerinizden hurmetle öperim. Arz ediyorum.

Kur'an-ı Hakim'in ayinedarlığında bulunup o envar-ı muazzamadan alem-i insaniyete aksettirdiğiniz nur ehl-i iman için muzmer hakaik-ı kevniyenin vuzuhan görülmesine ziya ve hakaik-ı gaybiyenin bakiyane müşahedesine dürbün; insanlık mertebelerinin a'la-yı iliyyin derecelerine sür'atle nurdan bir zat buyuruyor ve bid'alar zulumatı içinde ve istilası anında cadde-i Kur'aniyeyi gösteren ve güneş altında birer projektör olmuştur. Ve tadadla bitmez.

Siyasi Çalışmalarla Manevi Hizmetlerin Tefriki

Vazifelerin tefrik ve taksimi. Yani: Manevi hizmetlerle siyasî çalışmaların birbirine karıştırılmaması ve Âl-i Beytin ve onun devamı olarak îman hizmetinde bulunanların vazife-i asliyeleri, mânevî hizmetler olduğuna dairdir.


.. Hizmet-i Kur'an, beni hayat-ı içtimaiye-i siyasiye-i beşeriyeyi düşünmekten men'ediyor. Şöyle ki:

Hayat-ı beşeriye bir yolculuktur. Şu zamanda, Kur'anın nuruyla gördüm ki, o yol bir bataklığa girdi. Mülevves ve ufûnetli bir çamur içinde kafile-i beşer düşe kalka gidiyor. Bir kısmı, selâmetli bir yolda gider. Bir kısmı, mümkün olduğu kadar çamurdan, bataklıktan kurtulmak için bazı vasıtaları bulmuş. Bir kısm-ı ekseri o ufûnetli, pis, çamurlu bataklık içinde karanlıkta gidiyor. Yüzde yirmisi sarhoşluk sebebiyle, o pis çamuru misk ü anber zannederek yüzüne gözüne bulaştırıyor.. düşerek kalkarak gider, tâ boğulur. Yüzde sekseni ise, bataklığı anlar, ufûnetli, pis olduğunu hisseder.. fakat mütehayyirdirler, selâmetli yolu göremiyorlar.

İşte bunlara karşı iki çare var:

Abdullah Yeğin: İhanet Cephesine Karşı AK Parti’ye Oy Vereceğim

Bediüzzaman’ın hayattaki son talebelerinden biri olan 94 yaşındaki Abdullah Yeğin, doktorların uyarılarına rağmen bir günlüğüne tedavisine ara verip oy kullanmak için İstanbul’a geleceğini açıkladı. “Bu ihanet cephesinin karşısında yer almak ve AK Parti’nin lehinde oy kullanmak, hepimizin başta gelen vazifesidir” mesajı gönderen Abdullah Yeğin, “zaman küskünlük, kırgınlık, gevşeklik zamanı değildir, herkes oyunu kullansın” dedi

Bediüzzaman Said Nursî'nin yaşayan vârislerinden Abdullah Yeğin, Ankara'da tedavi gördüğü hastaneden, yakınlarının ve doktorların uyarılarına rağmen oyunu kullanmak için bir günlüğüne ayrılarak İstanbul'a gelecek.

Berat Kandili Hakkında Resulullah'ın (asm) Duası

BERAT GECENİZİ TEBRİK EDER ÂLEM-İ İSLÂM'IN BERATINA VESİLE OLMASINI HÂLIK-I KÂİNATTAN TEMENNİ EDERİZ...

Hz. Peygamber Efendimiz (SAV) bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir:

"Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin." (et-Tergib ve't-Terhîb, 2:.119, 120.)

Resulullah Efendimiz (Sallellahu aleyhi vesellem) Buyurdular ki;

Leyle-i Berâtınızı Tebrik Ederiz

Berat gecesi vesilesiyle M. Said Özdemir’in Nur camiasına tebriknâmesi 

Aziz, sıddık, fedakar, kahraman kardaşlarımız;
Evvela binler selam ile gelen Leyle-i Beratınızı ve gelecek Ramazan-ı Şerifinizi bütün ruh-u cânımızla tebrik ederiz.

Risale-i Nurlara kavuşmakla dünyanın en bahtiyar insanlarısınız, Risale-i Nurlar herkese nasib olmaz. Risale-i Nurlar kime verilmişse ona en büyük bir hayır en büyük mükafat verilmiştir. Risale-i Nur bu dalaletli ve sefahatli asırda Kur’ân-ı Azimüşşanın hârika mücizelerle dolu bir hazinesi, bir eczanesidir. “Bu asırdaki bütün manevi hastalıkların devası, ilacı Risale-i Nura konmuştur.” diye olan bu kelam Üstad tarafından söylenmiştir.
Risale-i Nurları okuyarak ve okutarak insanların dünyevi ve uhrevi saadetlerine vesile oluyoruz yinede Üstad Risale-i Nur hakkında şöyle demiştir.