Elveda Yâ Şehr-i Ramazan

Ey güzellik diyarının ışığı. Şimşek gibi deldin ve geçiyorsun. Işığının âşığıyız. Geldin, sevindirdin.

Şimdi de tam bulduk ve kavuştuk derken, yine ‘elvedâ’ deyip gidiyorsun. Bu kaçıncı hasret, bu kaçıncı vuslat, kim bilir?

Hiçbir saray, hiçbir sofra sunmadı senin sunduğun zenginliği. Sultandan dilenciye kadar, kapının eşiğinde herkes mutlu, herkes huzurlu. İnsanı insan eden, daha da ötesi mü’min eden, çok çabuk mayalayan bir sırrın var. Dileriz bu sır kalıcı olur üstümüzde…

Kadir Gecesi ve Kur'anın Hayatımıza İnzali

A-Kadir Gecesi

Kadir gecesinin dini hayatımızda ayrı bir yeri ve önemi vardır. Gecelerin en önemlisi ve feyizlisi Kadir gecesidir. Kur’an-ı Kerimde adı zikredilen tek gece de Kadir gecesidir. İnsanlık için bir hidayet kaynağı ve kurtuluş reçetesi olan Kur’an-ı Kerim bu gecede indirilmeye başlamıştır. Bu gecede yapılan ibadet, içinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. Nitekim Kur’an-ı Kerimin 97. el-Kadr suresinde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
Doğrusu Biz onu (Kur'an-ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir

Risale-i Nur'da Leyle-i Kadir Hakikatı

Aziz, sıddık kardeşlerim!

Bu parça hem Lâhika’ya, hem İ’caz-ı Kur’an’ın âhirine yazılacak. Birkaç gün sonra ehemmiyetli bir parçayı da göndereceğiz.

Mübarek Ramazan’ın Leyle-i Kadir sırrıyla, seksenüç sene bir ömr-ü manevî kazandırması sırr-ı hikmetiyle ve Risale-i Nur’un şakirdlerindeki sırr-ı ihlasla tesanüd ve iştirak-i a’mal-i uhrevî düsturuyla herbir sadık şakird, o fevkalâde manevî kazancı elde edeceğine gayet kuvvetli bir delili budur ki: Bu daire içinde kırkbin, belki yüzbin hâlis, hakikî mü’minlerin içinde hakikat-ı Leyle-i Kadr’i elde edecek bir-iki, on-yirmi değil, belki yüzlerin elde etmesi ihtimali kavîdir.

Mübarek Kadir Gecesi!

Bunu bize hediye etti Hakîm-i Ezeli,
Bu gece biz günahkârlara Rabbin lütuf eli.

Şefkati sonsuz olan Vedudun bir hediyesi,
Hak etmeden insanı verilenin ta kendisi.

Mu’cize olan İnsanı çok seven büyük Allah,
Ateşte yakmamak için sebep gönderir Vallah.

Dert ile telaşeler saldırıyorlar insana,
Bu gece kurtuluş sebebi değil mi söyle bana.

Salih Amele Sarılma Üzerine Bir Hasbihal

Pek aziz ve muhterem Kardeşim!
Üç aylar ve Ramazanı mübarek ve KADİR gecesine geldik derken, ne kadar çabuk geldi değil mi? Sanki dün oruca başladık. Birgün ömrümüzün sonuda geldimi ah ne çabuk geçti diyeceyiz. Yalınız en mühimi olan şu ki: Bizi ölü atomlardan Hulasa-i mevcudat ve Kâinatın şuûrlu meyvesi  yaratan Rabbimize çok dua edelim ki bizleri ve bütün müslümanları kendi rızasına yönelik bir şuura isal etmekle önce menhiyyattan (Yasaklardan) kaçabilmeyi, bâ’dehu (ondan sora) ameli salihaya sarılmakla bizi ve bütün âlemi islami hakiki Bayrama kavuşturmuş olsun. Amin Amin Amin, Böylece Bu mübarek gecenizi ve Bayramınızı tebrik ettikten sonra, siz kardeşlerimi müslümana yakışmayan şeylerden pâk ve nezih olduğunuzu bilerek, o kıymetli vaktinizi benim gibi boşa harcayan birine benzeyen biriyle yaptığım sohbeti dinlemeye biraz vakit harcamanıza davet ediyorum.

Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyden Ramazan Bayramı Tebriği ve Bazı Meseleler


Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin talebelerinden Hüsnü Bayram ağabey Leyle-i Kadir, Bayram Tebriği ve Günümüz Hadiseleriyle Alakadar Bir Mektup yayınladı. Ve Nur talebelerinden dikkatlice okumalarını rica etti.

İtikaf Nedir, Nasıl Îtikâfa Girilir?

Resûl-i Ekrem (asm) âhirete irtihallerine kadar her Ramazan'ın son 10 gününü îtikâf ile geçirirlerdi

Îtikâf, lügatte, bir şey'e devam etmek, bir şey'i bekleyip durmak mânasına gelir. Istılahtaki mânası ise, 5 vakit cemaatle namaz kılınan bir camide, ibâdet niyetiyle durmak, ikâmet etmek demektir. Îtikâfa giren kimseye ise, mûtekif veya âkif denir.

Îtikâfın Hükmü Nedir?

Îtikâfın meşrûiyeti, Kur'an ve Sünnet ile sâbittir. Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

İnfak Etme Hakkında Ayet ve Hadisler

Resulullah (sav) bir keresinde, "Hanginiz, varisinin malını kendi malından daha çok sever?" diye sordu. Cemaat: "Ey Allah'ın Resul, içimizde, herkes kendi malını varisinin malından daha çok sever" dediler. Bunun üzerine: "Öyleyse şunu bilin: Kişinin gerçek malı hayatında gönderdiğidir. Geriye koyduğu da varislerinin malıdır."
Ravi : Hz. İbnu Mes'ud
Kaynak :Buhari, Rikak 12, Nesai, Vesaya 1, (6, 237-238)


Resulullah (sav) buyurdular ki: