Oruç: Sevabı Sonsuz, Emsali Olmayan Bir İbadet ve Kârlı Bir Ticaret



Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anhın rivayetine göre, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur: 

"Âdemoğlunun işlemiş olduğu her iyilik ve ibadet, sevap bakımından on katından yedi yüz katına, Allah’ın dilediği sayıya kadar artar.

Allah buyuruyor ki: ‘Ancak oruçlu böyle değildir. Çünkü oruç sırf Benim rızam için tutulmuştur, Bana aittir. O zevkleri ve yemesini Benim için bırakır.’

Ramazan'da Bağışlanma Müjdeleri

Ramazan'da bağışlanma

Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

"Ramazan ayının ilk gecesi girince şeytanlar ve cinlerin azgınları zincire vurularak bağlanır. Cehennemin kapıları kapatılır, hiçbir kapısı açılmaz. Cennet kapıları ise sonuna kadar açılır, hiçbirisi kapalı tutulmaz.

Her Müslümanın kalbinde hissettiği bir ses yükselir: 

Peygamberimizin Ramazanla İlgili Hutbesi



Rahmet ayı Ramazan Selman-ı Farisi Radiyallâhu Anh anlatıyor:

Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem Şaban ayının son gününde bize okuduğu bir hutbede şöyle buyurdu: 

"Ey insanlar, büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınıza geldi.

Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır.

Said Gecegezen Ağabeyden Hatıralar

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri ile görüşen Son Şahitlerden Said Gecegezen ağabey Hakkın rahmetine kavuştu.

Gecegezen ağabeyin cenazesi 17 Mayıs Salı günü, ikindi namazını müteakip Üçler mezarlığı yanındaki Hacı Veyis camiinden kılındı.

Gerçekte 1926, nüfusta 7 Mart 1928 doğumlu olan Gecegezen ağabey Konya’da ikamet etmekteydi.

Röportaj vermeyi sevmeyen Said Gecegezen, “Ağabeyler Anlatıyor” kitaplarının yazarı Ömer Özcan’a konuşmuştu:

Abdullah Yeğin ve Hüsnü Bayramoğlu Ağabeylerden Mi'rac Tebriği



Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin talebeleri Abdullah Yeğin ve Hüsnü Bayramoğlu ağabeyler Miraç Kandili nedeniyle bir lahika yayınladı. Açıklama şöyle:

Aziz Kardeşlerimiz bu gelen leyle-i miracın hakkımızda ve alem-i islam hakkında hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyor, islam coğrafyasında yaşanan sıkıntıların izalesi ve rahmete dönmesini Bar-ı Gah-ı Kibriyadan ümid ediyoruz.

Kut Bayramımız Kutlu Olsun

26 Nisan 1916 Saat 13 tarihimiz için muhteşem bir ândır. Bu ân, muhasara altındaki işgalci İngiliz tümeni, ordumuz karşısında son 300 yıldaki en  büyük mağlubiyete uğramıştır. Hayır! Yaşanan bir mağlubiyet değil, hezimettir. Tarihçilerin kesin hükmü budur. Kuşatma kaldırılsın diye düşman ordu komutanı, 1 Milyon Pound altın lira bile teklif etmesine rağmen paşalarımız teklifi ellerinin tersiyle itmişlerdir. İstilacı İngilizler, emirlerine aldıkları birtakım Sih gibi Hindlilerle beraber ne kuşatmayı yarabilmekte ve ne de Osmanlı kumandanlarını ikna edebilmektedir. 7 Aralık 1915'te başlayan harp, bambaşka bir seyir kazanmıştır. Etrafları çevrili sömürgecilerde açlık, hastalık, mâneviyat çöküntüsü son haddindedir. Kibir, asalete mağlup olacaktır.

Bediüzzaman’ın Millet Meclisinde Milletvekillerine Hitabı

Birinci Büyük Millet Meclisi Milletvekillerine hitabı:

ﻳَٓﺎ ﺍَﻳُّﻬَﺎ ﺍﻟْﻤَﺒْﻌُﻮﺛُﻮﻥَ ﺍِﻧَّﻜُﻢْ ﻟَﻤَﺒْﻌُﻮﺛُﻮﻥَ ﻟِﻴَﻮْﻡٍ ﻋَﻈِﻴﻢٍ

Ey mücahidîn-i İslâm ve ey ehl-i hall ü akd!.. 

Bu fakirin, bir mes'elede on sözünü, birkaç nasihatını dinlemenizi rica ediyorum.

Ashab-ı Suffa



Suffa ehli.

Bunlar, Hz. Peygamberin (A.S.M.) mescidine bitişik üstü örtülü, etrafı açık bir yerde otururlardı ve orada yaşarlardı. Bu zatların yaşayışları ve hâlleri din hizmeti, hayatı bakımından büyük değer taşımaktadır.

Bütün hayatları Peygamberimiz'in (A.S.M.) yanında bulunarak Kur'ânın en yüksek derslerini alır, öğrenirler ve öğretirlerdi. İslâmiyeti öğrenmek, öğretmek ve yaymak için her türlü şahsi menfaatlerini terkederek tam bir İslâm fedaisi olarak yaşarlardı.