Bu cümle, Risale-i Nur’un peygamberlik anlayışını hem manevî hem maddî terakki açısından çok derin ve dengeli bir şekilde özetleyen temel pasajlardan biridir. Adım adım, Risale-i Nur ekseninde açalım:İşte Kur'an-ı Hakîm; enbiyaları, insanın cemaatlerine terakkiyat-ı maneviye cihetinde birer pişdar ve imam gönderdiği gibi; yine insanların terakkiyat-ı maddiye suretinde dahi o enbiyanın herbirisinin eline bazı hârikalar verip yine o insanlara birer ustabaşı ve üstad etmiştir. Sözler
Metnin anlamı
Kur’ân-ı Hakîm, peygamberleri:
İnsan topluluklarının manevî terakkisinde birer öncü ve imam olarak gönderdiği gibi;
İnsanlığın maddî terakkisi noktasında da, her bir peygamberin eline bazı harikalar (mucizeler) vererek,
Onları insanlığa birer ustabaşı ve üstad yapmıştır.
1️⃣ Manevî terakki ciheti: “Pişdar ve imam”
🔹 “Terakkiyat-ı manevîye” nedir?
-
İman
-
Marifetullah
-
Ahlâk
-
Ubudiyet
-
Tevhid şuuru
-
İnsanlığın kalp, ruh, vicdan bakımından yükselmesi
🔹 Peygamberlerin bu cihette vazifesi
-
Pişdar: Önden giden, yolu açan
-
İmam: Arkasından gidilen rehber
Yani peygamberler:
-
İnsanlara sadece “bilgi” vermiyor,
-
Yaşanmış bir iman, müşahhas bir ahlâk, canlı bir tevhid modeli sunuyor.
Bu, Risale-i Nur’daki şu temel düsturla örtüşür:
“En büyük mucize, bizzat peygamberin hayatıdır.”
2️⃣ Maddî terakki ciheti: “Ustabaşı ve üstad”
Bu cümle çok kritik ve Risale-i Nur’a has bir bakış açısıdır.
🔹 “Terakkiyat-ı maddiye” nedir?
-
Fenler
-
Sanatlar
-
Teknoloji
-
Medeniyet
-
İnsanlığın dünya hayatındaki imar ve inkişafı
🔹 Peygamber – mucize – fen ilişkisi
Üstad burada çok ince bir hakikati ders verir:
Peygamberlerin mucizeleri, sadece hayret için değil;
insanlığa istikbalde ulaşacağı ilim ve san’atların işaretleridir.
Yani:
-
Hz. Nuh’un gemisi → gemiciliğe
-
Hz. İbrahim’in ateşte yanmaması → ısı, enerji, yanma ilmine
-
Hz. İsa’nın hastaları iyileştirmesi → tıp ve şifaya
-
Hz. Süleyman’ın rüzgâra hükmetmesi → ulaştırma ve enerjiye
-
Hz. Musa’nın asası → teknoloji ve maddî dönüşüme
birer istidat ve hedef gösterir.
Bu sebeple peygamberler:
-
Maddî terakkinin kaynağı değil,
-
Ama ilk ustaları, ilk yol göstericileridir.
3️⃣ “Hârikalar” neden verildi?
Buradaki “harika” (mucize):
-
Kanunları bozan keyfî olaylar değil,
-
İnsan aklını uyandıran,
-
“Bu yol mümkündür, çalışırsanız ulaşabilirsiniz” diyen ilahî işaretlerdir.
Üstad’ın ifadesiyle:
“Mucizeler, fennin nihayetine birer işarettir.”
4️⃣ Çok önemli denge: Din – fen çatışması yok
Bu cümleyle Üstad şunu açıkça söyler:
❌ Din = sadece ahiret
❌ Fen = dinden kopuk ilerleme
✔️ Din, manevî terakkiyi verir
✔️ Din, aynı zamanda maddî terakkinin istikametini de gösterir
Ama:
-
Fenni peygamber yapmaz
-
Peygamberi de fen hocası seviyesine indirmez
Her şey yerli yerinde.
5️⃣ Günümüze bakan mesaj
Bu pasajın bugüne söylediği çok net bir hakikat var:
Müslümanlık, geri kalmanın sebebi değildir.
Bilakis, doğru anlaşılan nübüvvet,
hem manevî hem maddî ilerlemenin rehberidir.
Risale-i Nur’un hedefi de tam budur:
-
Kalbi imanda terakki ettirmek
-
Aklı ilimde terakki ettirmek
-
Ruh ile medeniyeti barıştırmak
Kısa hulâsa
-
Peygamberler:
-
Maneviyatta imam
-
Maddiyatta ustabaşıdır
-
-
Mucizeler:
-
Hayret için değil,
-
İstikbal ilimlerine işaret içindir
-
-
Kur’ân:
-
Hem kalbi,
-
Hem aklı,
-
Hem medeniyeti terbiye eder.







