gith

Necmettin Şahiner: Cumhuriyet Gazetesi’ne Verilen O Meşhur İlanın Hikayesi! 📰

"Annemden Doğduğum Şekli Hatırlıyorum" | Necmettin Şahiner’den Sıradışı Hatıralar

Risale-i Nur Tarihinde Bir Dönüm Noktası: 1983 İlanı 🚀

Antep’ten İstanbul’a Bir "Merak" Yolculuğu | Necmettin Şahiner Anlatıyor 🎙️

"Bende anormal meraklardan var..." ✨

Risale-i Nur tarihinin en önemli araştırmacı-yazarlarından Necmettin Şahiner, çocukluğundaki "tavuk deneyi"nden başlayarak, 1983 yılında Cumhuriyet Gazetesi'ne Risale-i Nur ilanı verme macerasını ve Celal Bayar ile olan tarihi görüşmesini kendine has üslubuyla anlatıyor.

Sıkıyönetim Komutanına Yazılan Tarihi Mektup! | Fevzi Allahverdi Anlatıyor ✨🛡️

Mamak Cezaevi’nde Bir Nur Talebesi: Fevzi Allahverdi Anlatıyor

"Sen ahirette benim yakamı tutarsın diye bu mektubu yazıyorum!" ✨📜

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Modern Çağın Hastalıkları ve Risale-i Nur ✨🧠

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Modern Çağın Hastalıkları ve Risale-i Nur ✨🧠

Din ve Fen Bilimlerinin Sentezi: Bediüzzaman’ın Vizyonu

Yapay Zeka ve Hakikat: Risale-i Nur’u Dünya Nasıl Anlıyor? 🚀

Emekli Hâkim Vehbi Sabuncuoğlu Hatıraları | Risale-i Nur Hizmetine Adanmış Bir Ömür

Ömrünü Kur’an hizmetine adamış, Risale-i Nur talebelerine verdiği beraatlarla tanınan emekli hâkim Vehbi Sabuncuoğlu ağabey ile yapılan bu kıymetli söyleşiyi sizler için derledik.

Bu videoda;

Bilim ve Hizmet Ödülleri 2026 | Risale-i Nur Araştırmaları Platformu (RİNAP)

Üsküdar Üniversitesi Risale-i Nur Araştırmaları Platformu (RİNAP), Risale-i Nur üzerine eserler ile bilim dünyasına katkı sunan değerli çalışmaları onurlandırmak ve toplumsal hizmet bilincini teşvik etmek amacıyla düzenlenen geleneksel

"Bilim ve Hizmet Ödülleri 2026" töreni.

Küçük Bir Canlıda Kâinatı Görmek Ehadiyet ve Samediyet ✨

Evet herbir zîhayatta; biri Ehadiyet sikkesi, diğeri Samediyet turrası bulunuyor. Zira bir zîhayat ekser kâinatta cilveleri görünen esmayı birden kendi âyinesinde gösteriyor. Âdeta bir nokta-i mihrakıye hükmünde, Hayy-ı Kayyum'un tecelli-i ism-i a'zamını gösteriyor. İşte ehadiyet-i zâtiyeyi, Muhyî perdesi altında bir nevi gölgesini gösterdiğinden, bir sikke-i ehadiyeti taşıyor. Hem o zîhayat, bu kâinatın bir misal-i musağğarı ve şecere-i hilkatin bir meyvesi hükmünde olduğu için, kâinat kadar ihtiyacatını birden kolaylıkla küçücük daire-i hayatına yetiştirmek, Samediyet turrasını gösteriyor. Yani o hal gösteriyor ki, onun öyle bir Rabbi var ki; ona, herşeye bedel bir teveccühü var ve bütün eşyanın yerini tutar bir nazarı var. Bütün eşya, onun bir Sözler - 298

Bu pasaj, Risale-i Nur’un ehadiyet–samediyet ayrımını canlı hayat üzerinden okuduğu en derin metinlerden biridir. Metni, Üstadın kullandığı kavramların iç mantığını bozmadan, ama anlaşılır bir şekilde katman katman açalım.

Mucizelerin Gizli Mesajı: Geleceğin Teknolojileri mi? 🚀

İşte Kur'an-ı Hakîm; enbiyaları, insanın cemaatlerine terakkiyat-ı maneviye cihetinde birer pişdar ve imam gönderdiği gibi; yine insanların terakkiyat-ı maddiye suretinde dahi o enbiyanın herbirisinin eline bazı hârikalar verip yine o insanlara birer ustabaşı ve üstad etmiştir. Sözler

Bu cümle, Risale-i Nur’un peygamberlik anlayışını hem manevî hem maddî terakki açısından çok derin ve dengeli bir şekilde özetleyen temel pasajlardan biridir. Adım adım, Risale-i Nur ekseninde açalım:

Haşrin iki rüknü: Muktezî var, Fâil muktedirdir

"Fâil, muktedirdir. Evet nasıl haşrin muktezîsi, şübhesiz mevcuddur. Haşri yapacak zât da nihayet derecede muktedirdir. Onun kudretinde noksan yoktur. En büyük ve en küçük şeyler, ona nisbeten birdirler. Bir baharı halk etmek, bir çiçek kadar kolaydır." -Sözler, 29. Söz, 2. Maksad, 3. Esas-

Bu cümleyi açıklar mısınız?

Aziz kardeşim,

Bu parça, bilhassa haşr-i cismanînin aklen ve kudreten mümkün ve kolay olduğunu ispat eden çok mühim bir esastır. Üstad Bediüzzaman Said Nursî burada haşri, sadece naklî değil; kudret-i İlâhiyenin mahiyetine dayanarak aklî bir surette temellendiriyor.

Meseleyi Risale-i Nur ekseninde hulâsa ve izah edelim:

Kandil ve Arefe Gecesi Duaları: Risale-i Nur’dan İktibaslar ve Münacatlar

Mübarek Arefe ve Kandil
gecelerinin manevi feyzinden istifade etmek amacıyla hazırlanmış, içeriği Kur’an-ı Kerim ayetleri, Esma-i Hüsna ve Risale-i Nur’dan iktibas edilen derin manalı duaları seslendirdik.

Bu dualar ile Rabbimizden şunları niyaz ediyoruz:

İhlas ve Sadakat: Hizmet-i imaniyede azami ihlas, sadakat, tesanüd ve uhuvvet ile istihdam olunmak.

Manevi Tekamül: Nefsin ve şeytanın şerrinden muhafaza olup, "Aksal-gayat"a ulaşmış, ahsen-i takvimde bir kul ve nur talebesi olarak huzuruna varmak.

İlim ve Marifet: Risale-i Nur’u hakkıyla anlamak, yaşamak ve iman hakikatlerinin kuvvetlenmesine vesile olmak.

Güzel Ahlak: "Tahallaku bi ahlakillah" sırrına mazhar olarak, her türlü kötü huydan arınıp güzel ahlak ile bezenmek.

Manevi Mirac: Kendi mirac-ı ekberimizi yaşamak ve Allah’ın rızası dairesinde bir ömür sürmek.

Namaz Sadece Bir İbadet mi, Yoksa Kâinatın Özeti mi? ✨ | 11. Söz'ün Sırrı | Abdullah Yeğin

İnsan Bir "Anahtar Külçesi" mi?

Ey kardeş!
Eğer hikmet-i âlemin tılsımını ve hilkat-i insanın muammasını ve hakikat-ı salâtın rumuzunu bir parça fehmetmek istersen, nefsimle beraber şu temsilî hikâyeciğe bak: Bir zaman bir sultan varmış; servetçe onun pek çok hazineleri vardı. Hem o hazinelerde her çeşit cevahir, elmas ve zümrüt bulunuyormuş. Hem gizli pek acaib defineleri varmış. Hem kemalâtça sanayi-i garibede pek çok mehareti varmış. Hem hesabsız fünun-u acibeye marifeti, ihatası varmış. Hem, nihayetsiz ulûm-u bediaya ilim ve ıttılaı varmış. Her cemal ve kemal sahibi, kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek istemesi sırrınca; o sultan-ı zîşan dahi istedi ki, bir meşher açsın, içinde sergiler dizsin; tâ nâsın enzarında saltanatının haşmetini, hem servetinin şaşaasını, hem kendi san'atının hârikalarını, hem kendi marifetinin garibelerini izhar edip göstersin.

Risale-i Nur’dan En Güzel 100 Vecize | Bölüm 1 (Ruhunuzu Dinlendirin) ✨

"Bismillah her hayrın başıdır" diyerek başladığımız bu seride, Bediüzzaman Said Nursi’nin kaleme aldığı Risale-i Nur Külliyatı'ndan süzülen ve ruhumuza şifa olan 100 muazzam vecizeyi bir araya getirdik.

Bu videoda;

Risale-i Nur talebeleri, Risale-i Nur'un Dairesi Haricinde Nur Aramamalı

Risale-i Nur talebeleri, Risale-i Nur'un dairesi haricinde nur aramamalı ve aramaz.

Eğer ararsa, Risale-i Nur'un penceresinden ışık veren manevî güneşe bedel, bir lâmbayı bulur, belki güneşi kaybeder.

Engindere Medresesi | Şiir

Engindere Medresesinde 1985 senesi Ali Uçar ağabey ile okuma programında Hafız Hamid Ergün ağabeyin gönül hanesine nazil özel bir nazm-ı maanî.

Engindere Medresesi

Etrafı hep çay tepesi

Yükseliyor ezan sesi

Beş katlı nur medresesi

Duruyor enginderede


Nurcuların özvatanı

Gelmek için atar canı

Türkiye’nin dört bir yanı

Toplanmış enginderede

Son Şahitlerden MUSTAFA SUNGUR

Son Şahitlerden MUSTAFA SUNGUR

"Bunlar Türk milletinin medar-ı iftiharıdır"

"Hz. Üstad polislere hitaben;
"İşte bunlar Türk milletinin medar-ı iftiharıdırlar´ diye biz talebelerini polislere takdim ediyordu. Bunu nakletmemdeki sebep, Üstadımız her vesile ile Risale-i Nur hizmetinin müsbet gaye ve hareketini daima ilân etmesiydi. O zaman estirilen hava dolayısıyla polislerin yanlış nazarlarını, Hz. Üstad tashihe çalışıyordu. Veya onların yanlış beyanlarına rağmen konuşuyordu. Yani onların aylarca Afyon'da dükkan dükkan gezerek Bediüzzaman ve talebeleri hakkında asılsız propagandalarına karşı, Hz. Üstad bu suretle mukabele ediyordu.

Mustafa Sungur’un Müdafaasıdır | Afyon Ağır Ceza Mahkemesine

Mustafa Sungur’un Müdafaasıdır

Afyon Ağır Ceza Mahkemesine,

İddia makamı, benim de Nurcular cemiyetine dâhil olup halkı hükûmet aleyhine teşvik ettiğim iddiasıyla cezalandırılmamı istiyor.

Evvela: Nurcular cemiyeti diye bir cemiyet yoktur. Ve ben böyle bir cemiyete mensup değilim. Ben, bin üç yüz elli seneden beri her asırda üç yüz elli milyon mensupları bulunan ve kâinatın medar-ı iftiharı olan Hazret-i Muhammed aleyhissalâtü vesselâmın kurduğu muazzam ve nurani ve bütün insanlık için ebedî saadet ve selâmeti müjdeleyen kudsî ve İlahî İslâmiyet cemiyetine mensubum. Elhamdülillah onun evamir-i kudsiyesine de bütün kuvvetimle itaat etmeye azmetmişim.

Bayram Yüksel, Said Nursi'nin Özel Hayatını Anlatıyor


Bayram Yüksel
, aynı otomobilde bulunan Ali Uçar ve Mehmed Çiçek 19 Kasım 1997 tarihinde Almanya dönüş yolunda iken, Bulgaristan’da geçirdikleri kaza sonucunda vefat etmişlerdi.

Üç nur şehidine Cenab-ı Hak'tan rahmet dilerken ruhlarına Fatihalarımızı da gönderiyoruz.

Risale-i Nur'un Ehemmiyetli Bir Esası Olan TESETTÜR ŞİARI

Risale-i Nur'un Ehemmiyetli Bir Esası Olan

TESETTÜR ŞİARI

Kur'anın şebabetidir. Her asırda taze nâzil oluyor gibi tazeliğini, gençliğini muhafaza ediyor. Evet Kur'an, bir hutbe-i ezeliye olarak umum asırlardaki umum tabakat-ı beşeriyeye birden hitab ettiği için öyle daimî bir şebabeti bulunmak lâzımdır. Hem de, öyle görülmüş ve görünüyor. Hattâ efkârca muhtelif ve istidadça mütebayin asırlardan her asra göre güya o asra mahsus gibi bakar, baktırır ve ders verir. Beşerin âsâr ve kanunları, beşer gibi ihtiyar oluyor, değişiyor, tebdil ediliyor. Fakat Kur'anın hükümleri ve kanunları, o kadar sabit ve râsihtir ki, asırlar geçtikçe daha ziyade kuvvetini gösteriyor. Evet, en ziyade kendine güvenen ve Kur'anın sözlerine karşı kulağını kapayan şu asr-ı hazır ve şu asrın ehl-i kitab insanları Kur'anın
ﻳَٓﺎ ﺍَﻫْﻞَ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏِ ﻳَٓﺎ ﺍَﻫْﻞَ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏِ
hitab-ı mürşidanesine o kadar muhtaçtır ki, güya o hitab doğrudan doğruya şu asra müteveccihtir ve 

"Ümmetin Ölümünde Hayat Çağrısı El-Hutbetuş Şamiyeh" Suriye Sempozyumu Notları-2008

Aziz, Sıddık Ağabey ve Kardeşlerimiz,

 Evvela binler selam eder, hizmet-i imaniye ve Kuraniye'de muvaffakiyetler dileriz.

3 Şubat 2008 tarihinde Suriyenin başkenti Şam'da "Ümmetin ölümünde hayat çağrısı El-Hutbetuş Şamiyeh" adlı bir sempozyum düzenlendi. Suriyede ilk defa Bediüzzaman Said Nursi ve eserleri hakkında tertip edilen bir sempozyum olmak hasebiyle çok kıymet arzediyordu. Zira bu sempozyumla eğer Risale-i Nurlar oranın halkına ve ulemasına takdim edilir; Ve bu da hüsn-ü kabule mazhar olursa bu Risale-i Nurların Suriye'de yerleşmesi anlamına gelecekti. Bu sempozyumu tertip eden Dr Mahirül Hindi 3 ay evvel İstanbulda yapılan adalet sempozyumuna iştirak etmiş ve ondan aldığı ilhamla bizimde Suriye kamuoyuna mutlaka Risale-i Nurları tanıtmamız lazım diyerek işe başlamıştı. Esasen küçük bir toplantı veya bir panel fikriyle hareket eden Mahirül Hindi ve arkadaşları neticesinde böyle bir sempozyumun vücuda geleceğini hayal bile edememişlerdi. İlk olarak Şam  mebusu Galip Uneys'e Mektubatı takdim etmiş ve böyle bir toplantıyı haber vermişlerdi. Bu zat Mektubatın daha yarısını okumadan içinde öyle bir şevk ve gayret hissi uyanmış ki daha sonra bütün sempozyumu sahiplenecek ve her türlü desteği verecekti.

Çalışkanlar Hanedanından SADIK ÇALIŞKAN Ağabeyden Hatıralar

ÇALIŞKAN HANEDANINDAN SADIK ÇALIŞKAN

Sadık Çalışkan, 1941 yılında Emirdağ’da doğmuştur. Çalışkan Hanedanının en küçük fertlerinden biridir. Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin sırdaşı Mehmed Çalışkan Ağabeyin oğlu, Ceylan Ağabeyin küçük kardeşidir.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri 31 Temmuz 1944 te Denizli’den Afyon’a getirilir. Burada yirmi gün kalır. Ağustos Ayı sonlarında akşama yakın Şaban Ayında Emirdağ’a getirilir. Burada bir otele yerleştirilir. Üstad Hazretleri, 1950 yılına kadar Emirdağ’da devamlı kalır.

Masum Kalblerin Yardımına Koşmak

Masum Kalblerin Yardımına Koşmak

Teessür ve ızdırab karşısında kalbden bir parça kopsa idi, bir genç dinsiz olmuş haberi karşısında o kalbin atom zerratı adedince paramparça olması lâzım gelir.

İşte sizin vereceğiniz beraet kararı; İslâm gençliğinin, İslâm dünyasının bu dehşetli âfetten tesirli bir şekilde kurtulmasına sebeb olacaktır. Ve beni Bedîüzzaman ve onun eserlerine kopmaz bir bağla bağlayan saikten biri de budur.

Copyright © 2025 SaidNur.net | Gizlilik | Tüm Hakları Saklıdır.

SaidNur.apk Uygulaması YÜKLE